Ana Sayfa Hakkimizda Takim Faaliyetler Yelken/ Dokumanlar Iletisim

YARIŞ ÖNCESİ HAZIRLIKLAR

Yarış Sabahı Beslenme

Yaris sabahi, daha dogrusu yaris öncesinde yenileceklere dikkat edilmelidir. Yapilmayan bir kahvalti, verimde ciddi hayal kirikliklarina sebep olacakken, çok hassas davranilmasi gereken hafif havalarda ise, asiri eneji bize yine ters sekilde etki yapacaktir. Peki ya nasil beslenmeliyiz?

Yelken sporu, dakikalarca araliksiz sürdürülen bir spor oldugundan ötürü (patlama enerjisi gerektiren halter, box vb. Sporlarin aksine) beslenmesi de, bazi sporlara göre nitekim daha farkli olacaktir. Yaristan önce yiyecegimiz besinlerden elde edecegimiz kalori, bize 1 saat boyunca yüksek bir enerji vermekten çok, 5-6 saat boyunca optimum bir enerji vermelidir. Buna göre, Karbonhidrat miktari yüksek, yag orani düsük besinleri tercih etmeliyiz. Hazir sekerler dedigimiz grup (çikolata, gofret, seker, bonbon, enerji balari, enerji içecekleri vs. ) beslenmemizin temelini olusturmamalidirlar. Yag oraninin düsünklügünü terih etme sebebimiz ise, çok yüksek enerji depolari olmalarina karsin, vücutta 2. cil enerji saglama kaynagi olmalaridir. Peki ya o zaman neler yemeliyiz?

Bütün bu özelliklere en uygun besinler:
Tahil ürünleri, yani müsli, corn flakes (çikolatali degil), haslanmis patates, hatta hatta yagsiz makarna ve haslama pilav gibi normal yemek ögünleridir. Burada önemli olan, tüm bu besinlerin yag degerlerinin düsük, karbonhidrat degerlerinin de, yüksek oldugudur. Çikolata, seker gibi hazir sekerlerin bir baska dezavantaji da patlama enerjisi verdikten sonra, buna karsin bir uyku ve yorgunluk hissiyati vermeleridir. (Çikolata uyku getirir kanisi). Uzun süren bir yaris günü boyunca sabah ettigimiz kahvalti önemli ise de, yedigimiz besinler doyurucu olmayacatir, fakat sporun tok karina yapilmayacagi gerçegini de unutmamak gerekir.

Eger yaris sirasinda ya da arasinda acikacak olursak, yenecek ideal besinler, muz gibi kalorisi yüksek ve doyurucu meyveler olabilir. Bunun yani sira, yer yer, enerjimizin bittigi anlarda, kendimizi çabuk toparlamamiz açisindan findik, ceviz, kuru kayisi, kestane gibi yemisler de uygun olacaktir.

Dikkat edilmesi gereken son husus ise, sabahki kahvaltimizda sivi alimini dengeli ayarlamaktir. Müsli ve corn flakes gibi besinlerle alacagimiz süt, yagsiz olmalidir, ve de gereginden çok içilmemelidir, çünkü özellikle dalgali sartlarda mide bulantisina sebep olacaktir. Sabah kahvaltisinda içilen çay, enzim yapisi itibariyla bizi tuvalete mecbur kildigindan, evden çikmadan mutlaka WC ziyaret edilmelidir. Yine taze sikilmis portakal suyu gibi, dogal fakat fazla aliminda uzun süreli gaz yapan besinlere de dikkat edilmelidir.

Normal sartlarda bir ögünün sindiriminin 1 saat olacagini düsünürsek, yaris sabahi, agzina pogaca tikistirarak tekneye adim atan insanin denizde, hele ki sartlar zorluysa zor dakikalar geçireceginden hiç süpheniz olmasin.


Fiziksel Hazirlik:


Yaris sabahi, esasli bir antrenman, size akabinde ve detayinda yorgunluk olarak geri dönecektir. Bu yüzden yaris gününden önceki bir dönem içerisinde tabir-i caiz ise, “fit” yani hazır olmak gerekir. Öyle ki zaten formda olan vücudunuz, yaristan önceki 1-2 gün dinlenmeli, yaris sabahi belki çok kisa bir zindelik antrenmani ile ta formunu kazanmalidir. Peki ya yaris günlerinden önceki dönemde nasil hazirlanmaliyiz?

Sadece yelkencilikle ilgili antrenmanlarin anlatildigi sayfalar, günümüzde birkaç cilt kitap ediyorsa da, çok kisaca bilgi vermek gerekirse, ana mantik sudur: Her insan her isi her durumda ve her zaman yapabilir olmalidir.Yani “ben dümenciyim, dümen tutarim araba kullanirken antrenman yapiyor muyum ki simdi yapayim?” mantigi yanlistir. Ya da ana yelkene bakan insan iseniz ve de ”ben zaten pek kosturmuyorum, yüksek ciger kapasitesine ihtiyacim yok” derseniz, o tekne ekibinden pek hayir gelmiyor demektir, çünkü bir tekne üzerinde kime ne zaman nasil bir is düsecegi asla belli olmaz, öyle ki en basitinden bir zit görüs bildirmek gerekirse bunu söyleyen insana “dalgali, sert rüzgarda suya düstün, teknenin geri dönüp seni almasi da imkansiz, Eger yüzecek gücün kalmazsa, ya da yoruldugundan ötürü nefes alip verisin yetmiyorsa, bogulmak, can yelegi de yoksa suyun dibine gitmek tek çaren olur diyebilirsiniz. Bu yüzden, teknede herkesin temel bir antrenmani olmali öyleki, bütün vücut herseyden bir parça nasibini alabilsin.

Bu temel antrenman programi üzerine herkes kendi görevi ile ilgili ek antrenmanlar yapmalidir.Örnegin bir tel trapezcinin özellikle sirt kaslari kuvvetli olmalidir, trapez yapan bir dümencinin ise bacak ve karin agirlikta olmaliyken, yatta vinçte bulunan birisinin kollarinin kuvvetli, basüstü adaminin ise kardiyosu çok yüksek olmalidir, vs.vs. Bu konudaki detayli bilgileri simdilik dikkate almazken. Temel antrenmanin bazi bölümlerinden bahsetmek istiyorum:

Kardiyo:
Bu antrenmanlar, ciger kapasitemizi arttirmaya yarayan antrenmanlardir.Bisiklete binmek, kosmak, kürek çekmek gibi antrenmanlar sirasinda “kesildim” tabiri aslinda ciger kapasitemizin sergilemek itedigimiz performansa yetersiz kaldiginin bir ifadesidir.

Bu antrenmanin iki türü bulunur:
Anaeorabik (Oksijensiz)
Aeorabik (Oksijenli)

Ikisi de ayri iki kapasiteye de hizmet etseler de, genel amaç ciger kapasitemizi gelistirip, arttirip “nefes nefese kalmak” durumunu atlatmaktir. Böylece yokus yukari kosan insanlarin yanindan uçak gibi geçebilir, nefes alisverislerinizdeki problemleri ortadan kaldirabilir, nefes tutusunuzu güçlendirebilir, bir kerede soluyabildiginiz hava miktarini arttirarak sayisiz faydalar saglayabilirsiniz. Ciger kapasitesini gelistirme, antrenmanlar sirasinda “yapabildiginizden daha fazlasini hedefleyerek” olmak zorundadir. Böylece cigerleriniz, bronslariniz, damarlariniz zorlanarak genisler, ve de rahatlar:

Yorucu kosularda insanin agzina kan tadi gelmesi de, iste nefes alip verirken bronslardaki bu zorlamanin ufak kilcal damar kanamalarina sebep olmasindandir. Zarari olmamasi ile birlikte, anlayabiliriz ki, cigerlerimizi zorlayarak gelismeleri konusunda adim attik. (Sigara içmek bu antrenmanla birebir ters düser!)

Güç:
Bu antrenman adindan da anlasilacagi gibi, gücümüzü arttirmaya yarayacaktir. Her zaman bize zor gelecek kadar fazla dozda (fakat sakatlanacak kadar çok degil!!!) agirlik çalismak, kaslarimizi zorlayici hareketler yapmak (sinav, barfix vs. ) güce katkida bulunacaktir. Bu hareketlerin güç antrenmaninda yavas yapilmasi esastir.

Dayaniklilik:
Güç antrenmanindaki gibi agirliklarla ve kas zorlayici hareketlerle çalisarak uygulanacaktir. Farki ise, burada kaslarimiza bindirdigimiz yük, o an yapabilecegimiz max.olmalidir, fakat hareketler, belli bir süre boyunca, max.hizla yapilabildigi kadar sik yapilmalidir. En önemli özelligi de, normal kosullarda antrenman yaparken kan, vücutta kaslarin çalistigi yerde toplanacak oldugundan, antenmanlarda vücudumuzun dengesi için, arka arkaya yapan farkli hareketlerin, yakin kas bölgelerini çalistirmasina dikkat edilmesi gerekir, ki kanimiz tasinirken zorlanmasin.Fakat bir tek bu antrenmanda, bilakis arka arkaya hizla yapilan hareketler ve çalismalar ap ayri kas bölgelerini çalistirmalidir ki, böylece vücudumuz afallayarak denge kaybina ugrasin. Bu antrenman tekrarlandikça, bu dengesizlik ortadan kalkarak yerini dayanikliliga birakacaktir. Istasyon adi verilen tip, en çok bilinendir.

Koordinasyon:
Bir ekip içindeki uyumu ve de ortak çalismayi direkt olarak etkilecek atrenmanladir. Kondisyon ve aerobik salonlarindaki toplu gurup halindeki bir takim antrenmanlar uygun olacaktir.

Denge-Kontrol: Kontrol vücudumuzun her noktasina haim olmak anlamina gelmektedir. Karetecilerin yumrugu, karsisindakine yarim cm uzakta tutabilmesi, bu antrenmanin faydasina en çarpici örnegi teskil edecektir.Bizi gerek teknedeki yarislarda, gerek ise normal hayatta “ay Allah düstüm” gibi komik durumlardan kurtaracaktir.

Aerobik antrenmanlari bunun temelini olustururlar. Bütün bu antrenmanlar vücut hakimiyetimizi arttirarak, vücudumuzu adeta tüm kosullara hazirlayacaktir. Antrenmanlarin sadece esen rüzgardaki kas agrilarini ortadan kaldirmak, daha iyi trapez yapmak anlamina geldigini düsünmek yanlistir, nitekim çok hafif rüzgarlarda, teknede parmak ucundaki hareketleri, hatta hareketsiz kalabilmeyi bile, atrenmanlardaki hareketler sayesinde ögrenecegiz.

Okan Akdağ
Şubat 2004

Other Lectures
Boğaziçi University Sailing Team